Site Rengi

enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
15,7966
EURO
16,8754
ALTIN
944,18
BIST
2.351,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya
Açık
23°C
Sakarya
23°C
Açık
Salı Açık
25°C
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Az Bulutlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
29°C

Aile hekimleri 3 gün iş bırakacak..

Aile hekimleri 3 gün iş bırakacak..
09.03.2022 09:36
0
A+
A-

17-18 Şubat tarihlerinde 2 gün süreli iş bırakan aile hekimleri, şartların değiştirilmediği iddiasıyla 14-15-16 Mart tarihlerinde 3 gün sereyle iş bırakacak. Konuyla ilgili Sakarya Aile Hekimleri Derneği Hukuk Komisyonu Başkanı Dr. Mustafa ışıklı bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle:

PEKİ BİZ HEKİMLER NEDEN İŞ BIRAKMAK ZORUNDA BIRAKTIRILDIK?

Şöyle ki pandemi dönemi boyunca esnek mesai dahi yapmayan, aksine normalde mesaisinden daha fazla mesai harcayan sağlık çalışanlarının iş bırakma eylemi yapmadan önce özellikle son iki yıldır hekimlerin çığ gibi büyüyen sorunlarının yanı sıra maddi ve manevi yaşadıkları sorunları yüzlerce kez bakanlığa gerek faxla gerek basın yolu ile ve gerekse kendi İl Sağlık Müdürlükleri aracılığıyla iletmiş cevap alınmamış, yine farklı kanallardan Bakanlığa iletmek için sürekli diyalog kanallarını kullanmak istedik ancak hiçbir şekilde Sağlık Bakanlığı tarafından bu sesler bilerek duyulmamıştır.

SAĞLIK BAKANLIĞI 

Öte yandan aile hekimlerinin pandemi öncesi ve pandeminin başından bu yana Sağlık Bakanlığı gerek birebir ve gerekse de ulusal basında hak kayıplarını tek tek defalarca dile getirmesi,çözüm önerileri getirmesi karşısında hiçbir işlem tesis etmeyen Sağlık Bakanlığının özellikle pandeminin başından bu yana gerek hekimlerin ve gerekse diğer sağlık personelin haklarında iyileştirme yapması gerekirken bunu yapmamış,görevi başında darp edilen ,öldürülen ,taciz edilen sağlık çalışanlarını görmezden gelmiş, üstelik pandeminin tam ortasında pandemi ile mücadele eden sağlık çalışanlarına destek ve motivasyon sağlaması gerekirken aksine sağlık çalışanının moral ve motivasyonunu bozacak şekilde Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğini değiştirerek adeta YENİ KANUNSUZ CEZALANDIRMA YÖNETMELİĞİ İLE çalışanlarını küstürmüştür. Öte yandan pandemi boyunca sağlık çalışanlarına yeterli koruyucu ekipman temin etmemiş, gerekli önlemler alınmamış ,birçok koruyucu ekipmanı sağlık çalışanları maaşından ,çoluk çocuğunun rızkından keserek almış ancak buna rağmen Sağlık Bakanlığının itibar suikastları şeklinde hekimlere ve diğer sağlık çalışanlarına ulusal görsel ve yazılı basında verilmediği halde sürekli ücret verdik haberleri ile sağlık çalışanları zan altında bırakılmış, bunlarla birlikte sürekli gerileyen özlük hakları, yıllık izin hakları, artan enflasyona rağmen asgari ücretin altında maaş almaları, sürekli artan iş yükü ve BİR GÜNLÜK VE İKİ GÜNLÜK İŞ BIRAKMA EYLEMLERİ ile talep edilen hakları konusunda hiçbir adımın atılmaması hatta adım atmak yerine haklar konusunda daha da geriye gitmeleri, demokratik temel özgürlük haklarına KANUNSUZ müdahale edilmeye çalışılması, sağlıkta şiddetin artarak devam etmesi, pandemide yetersiz koruyucu ekipman nedeniyle hayatlarını kaybetmeleri ve aynı sorumsuzluğun devam etmesi tüm bunlar yetmezmiş gibi pandeminin tam ortasında aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının iş güvencelerini ortadan kaldıran düzenlemelerin Bakanlıkça yapılması, oysa ki pandemi bir dünya savaşı olup bu savaşta tıpkı Almanya, Norveç, Hollanda, İngiltere, Amerika, Rusya, İrak , Irak, Yunanistan vb ülkelerin yaptığı gibi cephede savaşan sağlık çalışanı askerlerine moral ve motivasyon sağlanması yönünde düzenlemeleri yapması gerekirken aksine yenilmemiş içilmemiş bu cephede savaşan askerleri daha nasıl moralsiz bırakabiliriz ,daha nasıl sömürebiliriz, daha nasıl köleleştirebiliriz mantığı güdülerek ANAYASAYA AÇIKÇA AYKIRI OLAN GEREK MALİ HAKLARI VE GEREKSE DE ÖZLÜK HAKLARINI ORTADAN KALDIRAN BİR CEZA YÖNETMELİĞİNİN ÇIKARILMASI ARTIK TÜM SABIRLARI TAŞIRAN SON DAMLA OLMUŞTUR. Hele ki pandemin tam ortasında Gestapo yönetmeliğinim çıkarılma sebebi ise pandemiyi fırsat bilmeleridir,nitekim nasılsa hekimler iş bırakamazlar, iş bıraktıklarında da ise vatandaşlara bunlar pandemide iş bırakıyor diye üstelik herkesin gözünde suçlu ilan ederiz mentalitesi gütmüşlerdir.

SOMUT ADIM ATILMADI

Tüm bu olumsuzluklara rağmen vatandaşlarımızın sağlığını en başta düşünerek ve onların içinden gelen evlatlar olarak iki yıldır iş bırakmamak için son haddine kadar dayanmaya çalıştık ,artık mızrak çuvala sığmayanca, taş olsa çatlar misali pandemide hem çalışanının hakkını hem vatandaşın hakkını vermesi için TALEPLERİMİZE YÖNELİK düzenlemeler yapması gerekenlerin üzerine düşen bu görevleri sürekli oyalama ile yapmayacaklarının anlaşılması ve Sağlık Bakanlığının iş bırakmalarla ilgili illere gönderdiği son yazısın0da NET OLARAK SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAKLARININ VERİLMEDİĞİNİ DE İTİRAF ettiğini BUNA RAĞMEN TALEPLERİMİZE YÖNELİK HİÇBİR SOMUT ADIMIN ATILMAMASI TARAFIMIZDAN ŞAŞKINLIKLA KARŞILANMIŞTIR.

VATANDAŞLARIN HAKKI 

Bu durumda kamuoyunun da dikkatini çekerek destek aramak adına birçok sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği EN SON ÇARE OLARAK BAŞVURULAN İŞ BIRAKMA EYLEMİNİ YAPMAK ZORUNDA BIRAKTIRILDIK. Vatandaşlarımızı hekimsiz bırakan, HEKİMLERİN SORUNLARINA DUYMAZDAN GELENLERİ YANİ HEKİMLERİ İŞ BIRAKTIRMAK ZORUNDA BIRAKANLARI TARİH UNUTMAYACAKTIR.

Nitekim hekimler olarak haklı olduğumuz davada ve VATANDAŞLARIMIZI HEKİMSİZ BIRAKMAYA ÇALIŞAN HER YANLIŞA KARŞI VATANDAŞLARIMIZIN DA HAKKINI SONUNA KADAR SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİMİZİ AYRICA BİZLERE ANAYASAL HAKKIMIZI KULLANMAMIZ NEDENİYLE HUKUKSUZLUK DAYATAMAYACAĞINIZI TEKRAR TEKRAR DEKLARE EDERİZ.

Öte yandan Sendikal faaliyetler kapsamında bundan önce ve bundan sonra yapılacak hak aramalarında alınacak tüm sendikal kararlar mucibince bu tür demokratik eylemlere katılanlar hakkında disiplin ve idari işlem tesis edilmesi durumunu bunu sendikal faaliyete AÇIK BİR MÜDAHALE OLACAĞINI belirtmekle birlikte yasa koyucu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’n 118 inci maddesi uyarınca bu tür ceza işlemleri suç saymış ve cezalandırmıştır.

Nitekim AİHM, Metin TURAN – Türkiye Davası (Başvuru no:20868/02 ) kararında her tür hukuksuz idari işlemin sendikal faaliyetlerini yürütme hakkına bir müdahale olarak kabul edilebileceğini, öte yandan AİHM, Kaya ve Seyhan – Türkiye Davası (Başvuru No: 30946/04): 11/12/2003 tarihinde KESK’in çağrısına uyarak, parlamentoda tartışılmakta olan kamu yönetimi kanun tasarısını protesto etmek üzere düzenlenen bir günlük ulusal eyleme katılmaları nedeniyle 11/12/2003 tarihinde göreve gelmedikleri için uyarma cezası verilmesinin, her ne kadar bu ceza çok küçük olsa da, sendika üyelerinin çıkarlarını korumak için meşru grev ya da eylem günlerine katılmaktan vazgeçirecek bir nitelik taşıdığı, AİHS’nin 11 inci maddesi anlamında gösteri yapma özgürlüğünü etkili bir şekilde kullanma haklarının orantısız olarak
çiğnendiği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11 inci maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

Kaldı ki, kamuya nitelikli sağlık hizmeti sunumunu olumsuz etkileyen bilinen unsurlar, sağlık meslek mensuplarından kaynaklanmadığı, hekimlerin sesini duymazdan gelip bizleri bu tür iş bıraktırma eylemleri sürecine götürenlerden kaynaklandığı açıktır. Öte yandan sağlık meslek mensuplarının anılan meşru hak arayışı, aynı zamanda halka daha nitelikli sağlık hizmeti sunumunun ve her durumda kamu yararının temel bir gereğidir.

Tüm bunlarla birlikte iç hukuk ve uluslararası hukukta tanınan haklara dayanarak, VATANDAŞLARIMIZIN DAHA KALİTELİ HİZMET ALABİLMESİ VE HASTALARIMIZLA DAHA ÇOK İLGİLENEBİLMEK ADINA yaptığımızın taleplerin karşılanmaması nedeniyle demokratik tepkimizi göstermek adına üç günlük 14-15-16 Mart 2022 tarihlerinde söz konusu Sendikal İş bırakma faaliyetlerine katılacağımızı ve haklarımızın talebi hususunda bir ilerleme olmadığı taktirde bu eylemlerimizin artarak devam edeceğini belirtmek isteriz. Nitekim kamu görevlilerinin toplu eylem hakkının insan hakları sözleşmeleri, Anayasa ve mahkeme kararları ile kesin biçimde tanınmıştır.

Tüm aile hekimlerine ve kamuoyunu saygı ile duyurulur.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.