Hoşgeldiniz  

Köpekler Neden Saldırganlaştı,Saldırgan Köpeğe Neler Yapılır!

Zafer Omay | 12 Ocak 2019 | Genel

Sokak köpeği saldırı haberlerini her gün gazetelerde, televizyonlarda ve internet medyasında, büyük üzüntü ile takip ediyoruz. Saldırıya uğrayan insanların yaşadıkları korku, acı ve kaybettikleri, yüreklerimizi yakarken, birçok insan üzerinde de, psikolojik baskı oluşturarak, sokak köpekleri korkusu yaratıyor.

Hayvan sever ve durumun vahametini bilenler olarak, sokak köpeklerinin durumuna üzüldüğümüzden bahsetmeyeceğiz. Çünkü, yaşanan olayların, yarattığı ön yargının farkındayız. Bunun yerine, neden ve sonuç ilişkisinden, yardım adı altında yapılan yanlışlardan bahsedeceğiz.

Haber olan büyük köpek saldırılarında, özellikle dikkat çeken ayrıntı şu; Sokak köpekleri çete halinde saldırıyor.

Biraz eskiye gittiğimizde, sokak köpeklerinin günümüzde olandan daha fazla insan hayatında olduğunu hatırlayabiliriz. Özellikle büyük şehirlerde neredeyse her sokakta sokak köpekleri vardı. Ancak çeteleşme veya sürü hareketi pek görülmezdi. Mahallenin köpeği, bazen havlar, bazı yabancılara hırlar, bazen motosiklet veya arabalara saldırır, ancak ısırmazdı. Isıran köpek varsa, zaten mahalleli tarafından etkisiz hale getirilir, ya mahalleden uzaklaştırılır, yada acımasız birileri tarafından öldürülürdü. Ancak son yıllarda görüyoruz ki, sokak köpekleri tarafından bir çeteleşme hareketi var. Büyük gruplar halinde dolaşıyorlar ve çok asabi, saldırgan olabiliyorlar. Peki ne oldu da, geçmişte mahalleleri ve sokakları, kendi hiyerarşi düzenleri içerisinde paylaşan, parselleyen bu köpekler, günümüzde topluca hareket ediyor?

HAYATTA KALMALARI İÇİN SU ÖNEMLİ!
Veteriner hekim Tarık Akan, hayvanlara yağmurun ve soğuğun etki etmediği sığınaklar yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Kışın yemek kadar suyun da çok önemli olduğunu belirten Akan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Sular donduğu için dışarıda su bulamıyorlar. Bu yüzden su dolu kaplar koymak gerekiyor. Sığınaklara gece birkaç tane kaynamış suyla doldurulmuş şişe bırakılırsa çok faydalı olur.” Özellikle yavru kedi ya da köpeklerin soğuktan mutlaka korunması gerektiğini belirten Akan, yavruların direncinin yetişkinlere göre daha düşük olduğunu açıklıyor: “Bu yüzden yavru, hamile, yaşlı ve hasta hayvanların soğuktan olumsuz etkileniyor. Hele ki yeni doğmuş yavrular, çok zor durumlarda kalıyor, çoğunlukla hayatlarını kaybediyor. Güçlü bir bağışıklık sisteminin en iyi yolu beslenmedir. İyi beslenmeyen bir canlının hastalıklara direnmesi çok zordur. Zira, havalar soğuduğunda canlıların günlük ihtiyaç duydukları kalori artar, bunun en önemli sebebi de ısı regülasyonu dediğimiz ortam ısısına uyum sağlamak zor bir iştir. Basit bir ishal vakası bağışıklık sistemini yorabilir ve bu, başka hastalıklara yakalanmasına sebep olur.”

PRATİK VE UCUZ BİR KEDİ EVİ YAPABİLİRSİNİZ

MALZEMELER:
 Kedilerin içerisinde rahat edebileceği büyüklükte bir karton koli.
 Kutunun çevresini kaplayacak sayıda çöp torbası ya da naylon.
 Kutunun altı tarafını da kaplayacak sayıda köpük (foamboard).
 Koli bantı.
 Maket bıçağı.
 Cetvel.

NASIL YAPILIR?
 Köpüklerden karton kutunun etrafını kuşatacak şekilde altı parça kesilir. Her bir parça, kutunun farklı bir yüzeyiyle aynı ebadda olmalıdır. Evin tabanını ve tavanını oluşturacak parçalar biraz daha uzun olabilir.
 Kesilen parçalar, koli bant kullanılarak önce karton kutunun ait oldukları yanlarına, sonra da birbirine yapıştırılır. Böylece kutunun etrafı köpüklerle kaplanmış olur.
 Yağmura ve kara karşı koruma sağlamak için kutunun dört bir yanı, köpüklerin üzerinden geçirilen naylon parçalarıyla kaplanır, naylon parçaları sıkıca birbirine ve kutuya bantlanır.
 Kutunun bir yanında sokak hayvanlarının giriş çıkışına yetecek büyüklükte bir kapı açılır.
 Kutunun çöp gibi görünmesini engellemek için üzerine ‘kedileri soğuktan korumak içindir; lütfen atmayın’ gibi yazılar yazılır.

kışlaçay köpek ile ilgili görsel sonucu

Çeteleşmenin Nedeni

Geçmişin sokak köpekleri, rehabilite adı altında mahallelerden toplandı. İlk başta amaç, sokak köpeklerini kontrol altına almak için, sokaklardan toplanıp, kısırlaştırılıp ve aşıları yapılıp, tekrar toplandıkları yerlere geri bırakmaktı.

İlk yıllarda amacına uygun rehabilite hizmetlerine şahit olduk. Sokaklarımızdan toplanan köpeklerin, birkaç gün/hafta sonra, kulaklarında küpe ile, daha temiz ve sağlıklı halde geri geldiklerini gördük. Ancak son yıllarda, sokak köpeklerinin giderek azaldığına şahit olduk. Özellikle büyük şehirlerde neredeyse hiç sokak köpeği kalmadı. Rehabilite uygulaması zamanla, uzaklaştırma ve dışlama uygulamasına döndü.

Her canlının yaradılış gereği, doğası gereği bir yaşam biçimi vardır. Köpeklerin yaşam biçimi ise, insanlarla birlikte olmak ve onlara hizmet etmektir. Bu, tarih boyunca böyle olmuştur. Yaşamını insanlar ile sürdürebilen köpekler, asla sürü kurma ihtiyacı hissetmezler. Hatta yavruları olan sokak köpeklerinden, yavruları büyüdüğünde, onları yeni sokaklar, yeni mahalleler bulmaları için, dışlayan ebeveyn köpeklere defalarca şahit olduk. Çünkü o mahalle yada sokağın bir kapasitesi vardı ve o kapasite doluydu. Doğanın muazzam dengesi işliyordu.

Ancak daha sonra, doğanın dengesine yapılan her müdahalede olduğu gibi, sokak köpeklerinin doğal yaşamlarına yapılan müdahale de yanlış ve tehlikeli sonuçlar doğurdu. İnsanlardan koparılan köpekler bir arada ve topluca şehir dışına bırakıldı. Normal şartlarda çeteleşmeyen, insan sürüleri arasında yaşamını sürdüren köpekler, insanlardan koparıldıklarında köpek sürüleri oluşturdular. Şehir dışında yaşadıkları yiyecek ve barınak sıkıntısı nedeniyle, sürü halinde yeniden şehirlere yaklaştılar. Ancak toplu halde hareket ettikleri için, dışlandılar, istenmediler, yiyecek ve barınak bulmakta zorlandılar. Yaşadıkları duruma alışamayan ve yok olma tehlikesi altında kalan köpekler, yaşamlarını sürdürebilmek için, asabi ve saldırgan hale geldiler.

Saldırganlığa Neden Olan Faktörler

Özel olarak üretilmiş ve yetiştirilmiş ırklar dışında, evcil köpeklerde saldırganlık içgüdüsü yoktur. Ancak zamanla kazanılmış saldırganlık vardır. Bu durum verilen eğitim ile ve maruz kalınan durumlar ile bağlantılıdır. Sokak köpeklerinin saldırganlıkları ise, bulunduğu bölgeyi korumak, çiftleşecekleri eşlerini korumak veya sahibi olarak benimsedikleri insanları korumaktan ibarettir.

Toplu halde şehir dışına bırakılıp, insanlardan uzaklaştırılan sokak köpekleri için ise durum farklıdır.

Hastalandıklarında

Saldırgan olmayan köpekler zaman zaman saldırgan tavırlar sergileyebilirler. Eklem ağrıları varsa zorlandığı birşey yapılması istendiğinde köpek saldırganlaşabilir. Bunun yanı sıra beyin tümörü, beyini etkileyen hastalıklar (karaciğer hastalığı gibi) hastalıklarda beklenmedik saldırgan davranışlar gözlemlenebilir.

Yabanileşme İçgüdüsü

İnsanlar ile iç içe, insan sürüleri arasında doğmuş ve yaşamaya alışmış köpekler, insanlardan koparılıp, şehir dışında doğaya terk edildiklerinde, hayatta kalabilmek için yabani olmak zorunda kalırlar. Ormana bırakılan köpeklerin, orman kanunlarına uyması yadırganamaz. İnsanlardan arda kalanları yemeye alışmış köpeklerin, insanlardan uzak kaldıklarında avlanması ve avlanan köpeğin vahşileşmesi doğal bir olaydır.

Bölgelerini Koruma İçgüdüsü

Şehir dışında yaşamaya zorlanan köpeklerin, giderek vahşileşeceği aşikârdır. Ayrıca vahşileşen köpeklerin de yaşadıkları bölgeyi koruma içgüdüleri giderek kuvvetlenecektir. İnsanlar ile bir arada yaşarken, sokağa yada mahalleye gelen yabancı insanlara karşı tehdit oluşturan köpekler, vahşi hayatta artık herkes için tehdit oluşturacaktır.

Çiftleşme İçgüdüsü

Sokak köpeklerinin bir arada toplanması her zaman bir çete, yada sürü oluşturdukları anlamına gelmez. Çiftleşmeye hazır bir dişi köpeğin kokusunu, erkek köpekler çok uzaktan alabilirler. Bu koku yayılmaya başladıktan hemen sonra, kokuyu alan erkek köpekler dişi köpeğin yanına gelirler. Eğer çiftleşmeye hazır, kızgın dişi, bir sokak köpeği ise, etrafında 10’larca köpek toplanabilir. Bu köpekler arasından, sadece en güçlü olanlar, diğerlerini alt edebilenler dişi köpek ile çiftleşebilir. Dolayısıyla, dişinin etrafındaki tüm erkek köpekler çiftleşmek istedikleri için, hepsi saldırgan ve agresif olabilir.

Saldırıları Önlemek İçin Yapılması Gerekenler

Sokak köpeklerinin doğal hayatlarına müdahale edilmedikçe, insanlar ile bir arada yaşamalarına izin verildikçe, vahşileşmeye zorlanmadıkça, saldırmadıklarını, yazıyı buraya kadar okuyan herkes anlamış olmalıdır diye düşünüyoruz. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu‘na göre, yerel belediyelerde kurulan hayvan barınakları ve rehabilite merkezleri görevlerini doğru şekilde yaptıklarında bu sorun çok büyük ölçüde çözülecektir. Bunu birkaç basit madde ile açıklarsak;

  • Rehabilite edilen hayvanlar, toplandıkları yere geri bırakılmalı. Yeni yer edinme zorluğu ile doğal yaşamına müdahale edilmemeli.
  • İnsanlar arasında yaşamalarına izin verilmeli. Köpek sürüleri ile yaşamaktansa, insan sürüleri ile yaşamalılar.
  • Kısırlaştırılmalılar. Kısırlaştırılan hayvanların çiftleşme kaygısı olmadığı için, güç gösterisi yapmasına gerek olmaz.
  • Aç bırakılmamalılar. Aç kalan köpekler, hayatlarını sürdürebilmek için avlanmak zorunda kalabilirler. Avlanan köpeklerin daha vahşi olması kaçınılmaz olur.

Sonuç olarak sokak köpekleri konusunda sorunumuz, sokak köpekleri değildir. Sokak köpekleri konusunda sorunumuz, sokak köpeklerini rehabilite ederken yapılan yanlışlardır.

KÖPEK SALDIRISINA MARUZ KALMAMAK İÇİN

* Bağlı veya kafeste hiç bir köpeği korkutmayın, ona hakaret etmeyin. Köpekler kelimeleri anlamaz fakat ses tonunuzu emin olun anlar.  Bu şekilde davrandığınız köpek bağlı olduğu yerden kurtulması veya kafesten çıkmayı başardığında başınız belada demektir.

* Kafes veya bahçe içindeki köpekle tanışmıyor veya karakterinden emin değilseniz sevmek için bile olsa elinizi içeri uzatmayın.  Bulunduğu alana tecavüz olarak algılayan köpek elinizi ısırarak alanını korumayı tercih edebilir.

* Tanıdığınız veya tanımadığınız hiç bir köpeği kışkırtmayın.

* Sokak köpekleri beslenme noktalarının çevresini sahiplenirler. Bir şekilde köpeklerin yaşam sahasına girdiğinizde, köpek size doğru hızla gelip bir yerde durarak havlıyorsa bilin ki köpek “Burası benim toprağım ve burası için kavga etmeye hazırım” diyordur.   Asla direk göz teması kurmayın, direk göz teması köpeklerin dilinde “Tamam seninle kozlarımızı paylaşalım bakalım” demektir.

kışlaçay köpek ile ilgili görsel sonucu

318 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Kasım 2019
P S Ç P C C P
« Eki    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Son Yorumlar

Son Yazılar

KÖŞE YAZARLARI
HAVA DURUMU


sonuclist

EN SON HABERLER

DOLAR
EURO
BIST
ALTIN
Su Sorunu
16 Vote
Internet Sorun
9 Vote
Yol Sorunu
5 Vote

Arşivler

©YASAL UYARI : Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. StatCounter - Free Web Tracker and Counter
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle
bahis siteleri